Filistin halkının küresel çaptaki direnişini ve sesini odağına alan "Direniş Kültürü: Filistin'in Sesi" belgeselinin gala etkinliği Atlas Sineması'nda gerçekleştirildi.Human Movie Team ve Nida Yapım işbirliğiyle hayata geçirilen, yapımcılığını Tülay Gökçimen'in, yönetmenliğini Betül Doğan'ın üstlendiği belgesel, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının 3.
yılında ilk kez izleyici karşısına çıktı.Malezya, İsviçre, Avusturya, Türkiye, Bosna Hersek ve İsveç'in de aralarında bulunduğu 10 ülkede yürütülen çekimlerle Filistin'e verilen küresel desteği ekrana taşıyan 44 dakikalık belgesel, Türkçe ve İngilizce alt yazı seçeneğiyle sunuldu."Gazze'nin dünyada nasıl bir karşılık bulduğuna bakmak istedik"Yönetmen Betül Doğan, gösterim öncesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada belgesel fikrinin bir anda değil, süreç içerisinde olgunlaştığını söyledi.Saldırılara tüm dünyadan gelen tepkilere dikkati çeken Doğan, "Filistin ve Gazze'de yaşananları takip ederken bir süre sonra fark ettik ki dünyanın farklı yerlerinde farklı diller konuşan insanlar, 'Bu adaletsizliğe karşı ben ne yapabilirim?' diyerek aynı soruyu soruyordu.
Biz de hikayeyi sadece Gazze'den anlatmak yerine, Gazze'nin dünyanın farklı yerlerinde nasıl bir karşılık bulduğuna bakmak istedik. Bu nedenle 10 ülkede çekimler yaptık." dedi."Sanat üretmek, ses çıkarmak da bir direniş ifadesi"Filistin söz konusu olduğunda köklü bir tarih ve kültürün varlığına işaret eden Doğan, şunları kaydetti: "Bizim için direniş sadece meydanlarda olmak değil.
Bir sanat üretmek, ses çıkarmak, yaşananları unutturmamak da bir direniş ifadesi. Belgeselde de 'İnsanlar Filistin için ne düşünüyor?' sorusundan çok, 'Ne yapıyor?' sorusuna odaklandık. Çünkü söylemden çok eylemin kendisi bizi ilgilendiriyordu.
Hikayeyi sadece yaşanan soykırım üzerinden anlatmak istemedik. Gazze'de çok ağır bir yıkım var, bunu elbette görüyoruz ama Filistinlileri sadece acı çeken bir millet olarak göstermeyi doğru bulmadık. Tarihleri, kültürleri ve direnme biçimleri de bu hikayenin önemli bir parçası."Filistin'e yönelik küresel desteği değerlendiren Doğan, insanların Filistin'le kurduğu ilişkinin kendi ülkelerindeki adalet duygusunu da harekete geçirdiğini vurguladı.Destek gösterilerine katılanların dil, kültür ve hayatları farklı olmasına rağmen direniş cümlelerinin birbirinin devamı gibi olduğunu dile getiren Doğan, "Bu hikayeleri bir araya getirdiğimizde Gazze'nin aslında sadece Gazze'de yaşanan bir mesele olmadığını anladık." ifadelerini kullandı."Herkes kendi diliyle ve kültürüyle adalet arayışında buluştu"Yapımcı Tülay Gökçimen, 7 Ekim sonrası dünya halklarının İsrail'in gerçek yüzünü gördüğünü vurguladı.Daha önce Filistin'de "Biz Burada Kalacağız" belgeselini çektiğini hatırlatan Gökçimen, İsrail'in saldırılarına karşı dünyada oluşan direnç ve eylem kültürüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Belgeselin amacını ve ortaya çıkış hikayesini anlatan Gökçimen, "Dünya halkları küvezdeki bebekleri bile öldürmekten çekinmeyen İsrail'in yaptıklarını görünce herkes kendince bir şeyler yapmaya çalıştı.
Bir ülkede milyonlarca insan toplandı, diğer bir ülkede tek bir insan elindeki pankart ile İsrail'i protesto etti. Herkesin yaptığı çok değerliydi ve biz bu yaşananları kayıt altına almak istedik. Bu belgeselde herkes kendi diliyle ve kültürüyle ortak bir paydada, adalet arayışında buluştu.
Proje kapsamında siyonizm karşıtı tarihçi İlan Pappe ve Doç. Dr. Mehmet Dinç gibi isimlerle görüşerek analizler aldık.
Gittiğimiz her ülkede diller ve kültürler farklıydı, kimi sanatla gösteriyordu tepkisini kimi de meydanda tek başına duruyordu. Filistin'in dünyayı nasıl birleştirdiğine şahit oldum." şeklinde konuştu.Tülay Gökçimen, Türkiye'nin Filistin'e desteğine ve 3 yıldır küresel çapta yaşanan dönüşüme dikkati çekerek, "Dünya 7 Ekim sonrası Gazze'de dağa, taşa, insana, hayvana, kitaplara bile soykırım yapan işgalci İsrail ile tanıştı.
Bu andan sonra halklar öz eleştiri yapmaya ve kendi yöneticilerine hesap sormaya başladılar. Avrupa ve Amerika halkları bu süreçte katillere destek olanların kendi liderleri olduğunu gördü ve onlara karşı ayaklandı." dedi."Bu sesleri tarihe not düşmek istedik"Belgeselin görüntü yönetmeni Rabia Aydoğdu ise anlatılan hikayeyi yalnızca sözlerle değil, görsel dille de hissettirebilmenin önemine dikkati çekti.Filmde protestoların ötesine geçerek duyguları da aktarmayı hedeflediklerini belirten Aydoğdu, "İnsanların yüzlerindeki duyguyu, sessizliği, öfkeyi, dayanışmayı ve umudu da görünür kılmaya çalıştık.
Gazze'de gazeteciler yaşanan soykırımı dünyaya duyurmaya çalışırken İsrail tarafından kasıtlı olarak öldürüldüler. Biz bu belgeseli hem gazeteci hem aktivist kimliğimizle çektik. Dünyada yankılanan bu sesi ne kadar karartmaya çalışsalar da insanlar bir yolunu bulup ses çıkarmayı başardı, biz de bu sesleri tarihe not düşmek istedik." ifadelerini kullandı.Filistin'e verilen küresel desteği ekrana taşıyan "Direniş Kültürü: Filistin'in Sesi" belgeseli, izleyici tarafından ilgiyle takip edildi.Gösterimin ardından filmin ekibi sahneye çıkarak belgesele dair duygu ve düşüncelerini ifade etti.Gecede ayrıca yönetmenliğini Deniz Türker'in, senaryosunu Büşra Sağlık'ın üstlendiği "Ev Sahibi / Host" adlı kısa film de seyircilerin beğenisine sunuldu.Berlin Indie Film Festivali'nde "En İyi Animasyon" seçilen film, Filistin topraklarında Yahudi bir aile tarafından işgal edilen bir evin hikayesi üzerinden yaşanan dramı ele alıyor.


